Yeni yazılar, kayıtlar ve kişisel notlar

06.03.2020

Genel Kafalar

İflah, iflah, iflah

Bildiğim kapıları açıp bilmediğim evlere giriyorum Hayır Alice harikalar diyarına da düşmüyorum Bazı merdivenleri soluk soluğa çıkıyorum Oysa ancak bodrum katlara varabiliyorum. Uyarıcı ve uyuşturucuları İtina ile karıştırıp Bir miktar alkol eşliğinde Umudun var olduğuna inandığım keşiflere dalıyorum...

Bildiğim kapıları açıp bilmediğim evlere giriyorum

Hayır Alice harikalar diyarına da düşmüyorum

Bazı merdivenleri soluk soluğa çıkıyorum

Oysa ancak bodrum katlara varabiliyorum.

Uyarıcı ve uyuşturucuları

İtina ile karıştırıp

Bir miktar alkol eşliğinde

Umudun var olduğuna inandığım keşiflere dalıyorum

Çıktığım yeni diyar seferlerinden

Bölük pörçük ruh halleriyle dönüyorum.

Sayıklamalar eksik olmuyor

Bazen uyanıkken

Aynada gördüğüm benim

Temsil ettiği, parçası olduğu, ucundan tuttuğu her ne varsa

Ona karşı bir haykırış;

Tanrım, tanrım, tanrım

İflâh, iflâh, iflâh

Bir takım pagan dinleri

Eskilere saygı

Kaliteli müziğe özlem

Ejderhalı rüyalar

Birbirlerini vuran insanlar

Tavandan sarkan leş gibi cümleler.

İki yüzlülük elbette

Acını, umumi yerlerde paylaşmalısın diye dayatan toplumun

Ceset gibi kokan

Yozlaşmış elleriyle

Tuttuğu ne varsa çürüttüğü bir yerde

Bastığın yerden kan fışkıran

Fışkıran kan ile onur duyulan bir dünya.

Ben kan ile taçlanan onura hiç inanmadım

Herkesin bir şeyin ‘perver’i olmak için

Birbirini ezdiği günlerde yaşayıp

Sessizce öldüm.

 

*Oğlunu Yiyen Satürn” – Francisco de GOYA

Visited 19 times, 1 visit(s) today

Yazar

Haşmet Ateşer

Bu yazı Genel Kafalar arşivinde yayınlandı. Okuma süresi yaklaşık 1 dakika.

Yayın
06.03.2020
Okunma
26
Kategori
Genel Kafalar
Ana sayfaya dön

Son Yazılar

Gece Üçte Çlingir 21.07.2026 Bir Masada İki Kişi 13.07.2026 Yolda Birikenler 08.07.2026 Nükhet’in Defterinden 04.07.2026