-
Okul ile alakalı anılarım kavga, isyan ve bahçede oynadığımız futbol – basketbol müsabakalarından oluşuyor. İlkokulu okuduğum Dr. Refik Saydam’da D sınıfındaydım. Fena bir okul sayılmazdı, hatta Bahçelievler semtinin iyi okullarından biriydi. Sınıflar 35-40 kişilikti, iyi öğretmenler, sert bir okul müdürü ve hiperaktivitesini kontrol altında tutamayan bir çocuktum. Anılarım arasında ders arasındaki tenefüslerde… Read more
-
Devrik bir aşkın İhtilale yenik düşmüş sevgilisi. Kentsel dönüşemiyor her aşk İçinden okkalı bir siktir çekip Sigarana davranıyorsun o sırada Enkaza bakıp sağlam dumana boğarken ciğerlerini Devam et moruk diyor içindeki ses, seni ilerlemek zorunda bırakan iraden, işte senin cehennemin. Yürümek istemediğin o yolun sonuna kadar taşımak zorunda olduğun yamalı bir ruh, parçalanmış bir… Read more
-
eylül geldi, ellerimizde sonbahar. biraz dağınık, biraz geç. bir kaplumbağa vardı kıyıda, adını bile sormadın. yaşasaydı belki dünya biraz yavaşlardı, ama sen hızlıydın, belli ki başka türlü yürünmüyordu şehirde. ölürken kabuğunda bir mektup vardı, okumadın. olsun. sen de geç, eylül gibi – bir daha gelmezsin belki ama biz yine bekleriz kabuğumuzda bir umutla. Read more
-
sabaha karşı tüm cümleler birbirine benzer, dram dram dram belki jazz dinlesem geçer, ayna düşmanıdır temiz yatağa özlem duyanın çarşaf boğar bazısını peki siz hiç bir kartona sarılıp sokakta uyudunuz mu? Read more
-
Hani bazı zamanlar vardır; evet dersin işte şimdi her şey tamamlanıyor, her şey güzelleşiyor. Bir anda su o kadar güzel akar ki yoluna küçücük bir taş bile çıkmaz. Öylesine berrak, öylesine duru, öylesine temiz. Dibi görünür ya hani. Derinliğini fark edemezsin, sanki yürüsen yürünürmüş gibi. Biraz temkinli davranırsın başta ama o kadar güzeldir ki içine… Read more
